Hotel Marius · Sirkeci

Sultanahmet, Taksim mi yoksa Sirkeci mi? İstanbul’da nerede kalınır?

Güncellendi:

Anıtlar için geldiyseniz Sultanahmet, gece hayatı ve alışveriş için geldiyseniz Taksim; ikisini birden istiyorsanız aralarındaki Sirkeci. Çoğu ziyaretçinin aralarından seçim yaptığı üç bölgeyi dürüstçe karşılaştıralım: anıtlara yürüyüş, akşamları, gürültü, tepelere tırmanma ve havalimanına gidiş. Cevabımız ve bunun ardındaki mantık ise Sirkeci’dir — eski şehri yürüyerek keşfedebilmenizi ve trenlere hemen köşeden binebilmenizi sağlayan tek konaklama noktası.

Hotel Marius · Sirkeci · Rezervasyon yapın →

Kısa cevap: Sirkeci

Sirkeci’de kalın. Üç seçenek arasında size her ikisini de sunan tek yer burasıdır: Anıtlara yürüyerek ulaşabilirsiniz — Ayasofya'ya 8 dakika, Topkapı Sarayı'na 9 dakika, Mısır Çarşısı'na 6 dakika, Kapalı Çarşı'ya 10 dakika, hem de düz zeminde — ve kapının 50 metre uzağında bir tren istasyonu vardır; Marmaray ile hem havaalanı hatlarına hem de Boğaz'ın altından Asya yakasına dört dakikada ulaşabilirsiniz. Sultanahmet, Sultanahmet Camii’ne birkaç dakika daha yakın olmanızı sağlar, ancak trenleri, günlük alışveriş imkanlarını ve sakin akşamları elinizden alır. Taksim, şehirdeki en iyi gece hayatını sunar, ancak sabahlarınızı elinizden alır: Eski Şehir’i her ziyaret ettiğinizde gidiş-dönüş yarım saat sürer. Anıtlar bölgesinden hiç ayrılmayacaksanız Sultanahmet'i, tarih yerine barlar ve alışveriş için geldiyseniz Taksim'i — ve diğer hemen hemen her seyahat için Sirkeci'yi tercih edin.

Hotel Marius'tan yürüme süreleri

YerYürüyerek
Hodjapasha Kültür Merkezi (semazen gösterisi)2 dk
Sirkeci Garı (Marmaray ve T1 tramvay)2 dk
Eminönü iskeleleri5 dk
Gülhane Parkı5 dk
Yeni Cami5 dk
Galata Köprüsü6 dk
Mısır Çarşısı6 dk
Rüstem Paşa Camii6 dk
Cağaloğlu Hamamı7 dk
Ayasofya8 dk
İstanbul Arkeoloji Müzeleri8 dk
Yerebatan Sarnıcı8 dk
Topkapı Sarayı9 dk
Çemberlitaş Hamamı10 dk
Hürrem Sultan Hamamı10 dk
Kapalıçarşı10 dk
Süleymaniye Camii10 dk
Sultanahmet Camii10 dk
Sultanahmet Meydanı (Hipodrom)10 dk
Türk ve İslam Eserleri Müzesi11 dk
Galata Kulesi15 dk
Karaköy15 dk

Sirkeci Garı'nın yanındaki Orhaniye Caddesi'nde otel kapısından. 6 dakika ve üzeri süreler tempolu yürüyüşle; çocukla ya da valizle biraz daha uzun sürer. Her ad, yürüme yolunu ve ziyaret ipuçlarını açar.

Sultanahmet aslında nasıl bir yer?

Sultanahmet, anıtsal merkezdir: bir ucunda Sultanahmet Camii, diğer ucunda Ayasofya, arkalarında Topkapı Sarayı ve yolun karşısında Bazilika Sarnıcı bulunan park benzeri bir meydan. Burası çok güzeldir ve gündüzleri oldukça kalabalıktır. Bunun karşılığında, üç sokak çapındaki alanda neredeyse her şey ziyaretçilere yönelik: altı dilde menüler, halı dükkanları, tur teklif eden rehberler. Yerel halk burada yemek yemiyor. Gece saat 10 civarında bölge sessizleşiyor; bu, bütün gün yürüdüyseniz dinlendirici, ancak akşam dışarı çıkmak istiyorsanız sıkıcı olabilir.

Hotel Marius'ta kalın

Sirkeci'de bizde kalın. Hotel Marius, İstanbul'un tarihi yarımadasının kalbinde, Sirkeci'de bir butik otel: Marmaray'a ve tramvaya 50 m, her gün temizlenen odalar, sakin bir lobi ve 24 saat açık resepsiyon — dönünce dinleneceğiniz rahat, konforlu ve güvenli bir konaklama. Kahvaltı dahil; doğrudan rezervasyonda ek ücret yok.

  • Doğrudan otelden — aracı yok, rezervasyon ücreti yok
  • Esnek tarifede girişten 5 gün öncesine kadar ücretsiz iptal
  • Kahvaltı tüm odalara dahil
  • 24 saat resepsiyon, size biz cevap veriyoruz
  • Superior Çift Kişilik20 m² · Çift kişilik ya da iki tek yatak gecelik yaklaşık €114'dan itibaren Müsaitlik Sorgula
  • Deluxe Çift Kişilik23 m² · Çift kişilik ya da iki tek yatak gecelik yaklaşık €126'dan itibaren Müsaitlik Sorgula
  • Deluxe Üç Kişilik25 m² · Çift kişilik yatak ve çekyat gecelik yaklaşık €133'dan itibaren Müsaitlik Sorgula
Bulduğumuz en uygun tarihler

Rezervasyon yapın WhatsApp'tan sor

Taksim ve Beyoğlu gerçekte nasıl yerler?

Taksim Meydanı şehrin modern merkezidir ve İstiklal Caddesi buradan yaklaşık bir buçuk kilometre boyunca uzanır: mağazalar, sinemalar, kitapçılar, pastaneler, kırmızı tramvay ve meyhaneler, çatı barları ve canlı müzikle dolu yan sokaklar. Buranın enerjisi gerçekten hissedilir ve gece yarısı da hiç durmaz. Ayrıca gürültülüdür, hafta sonları kalabalıktır ve ana caddeden uzaklaştıkça yokuşlar dikleşir. Eski anıtlar burada değildir; en yakın önemli turistik yer, yürüyerek yaklaşık yirmi dakikalık bir yokuş aşağı mesafedeki Galata Kulesi’dir.

Aralarındaki yolculuk

Taksim’den Sultanahmet’e giden standart güzergâh, F1 füniküleriyle Kabataş’a inip, ardından sahil boyunca T1 tramvayıyla Gülhane veya Sultanahmet’e gitmektir. Bu yol basittir, seferler sık yapılır ve kapıdan kapıya yaklaşık yarım saat sürer; buna bekleme süresi de eklenir. Haritada taksi daha hızlı görünse de genellikle öyle değildir: sahil yolu ve köprüye giden yollar günün büyük bir kısmında tıkanır. Taksim’de kalıp eski şehri üç kez ziyaret ederseniz, yolculuk için yaklaşık üç saat harcamış olursunuz; yarımadadan aynı üç ziyaret size hiçbir masrafa mal olmaz.

Sultanahmet’te başlayan bir gün

Saat sekizde dışarı çıkarsınız, tur grupları toplanmadan Ayasofya’ya girersiniz, Yerebatan Sarnıcı’na geçersiniz, arka sokaklardan birinde bir yerde yemek yersiniz, öğleden sonranızı Topkapı’da geçirirsiniz ve kapanış saatinde yine yürüyerek dışarı çıkarsınız. Yağmur yağarsa bir saatliğine odanıza dönüp sonra tekrar dışarı çıkarsınız; hiçbir yer o kadar uzak değildir ki günü boşa sayasınız. Bu esneklik — öğleden sonra ortasında otele dönmek — insanlar bölgeler arasındaki fiyatları karşılaştırırken göz ardı ettikleri şeydir.

Taksim’de başlayan bir gün

Saat sekiz buçukta çıkarsınız, dokuzda tramvaya biniyorsunuz, saat dokuz buçuk civarında Sultanahmet’e varıyorsunuz ve anıtlar çoktan dolmaya başlamış oluyor. İçlerinden iki üç tanesini geziyorsunuz ve otele geri dönüp dinlenmek artık sıradan bir şey değil — gününüzün bir saatini alıyor. Bunun karşılığında, akşamınız şehirdeki en güzel akşam oluyor: Yarımadayı geçmek için tramvaya binmek yerine, otelden çıkıp yemek ve içki mekanlarıyla dolu bir mahalleye giriyorsunuz.

Yeme alışkanlıkları ve bu farkın en belirgin olduğu yerler

İki bölgenin en büyük farkı işte burada yatıyor. Sultanahmet çevresindeki restoranlar çoğunlukla tek seferlik müşteriler için tasarlanmış: yemekler fena değil, sunulanlara göre fiyatlar yüksek ve aynı menü sokaktan sokağa tekrarlanıyor. Beyoğlu’nda ise Nevizade ve Asmalımescit’in meyhaneleri, Çiçek Pasajı’nın balık restoranları, turistlerden çok önce orada olan gizli Anadolu mutfakları ve fırınlar bulunuyor. Yemek, seyahat etmenizin bir nedeniyse, yarımada akşam yemeği için Karaköy’e, Kumkapı’ya ya da köprünün öbür tarafına yürüyerek ya da bir araçla gitmenizi gerektirir.

Gürültü, ve kim umursar ki

Taksim’in ara sokaklarında apartman pencerelerinin altında barlar bulunur ve İstiklal Caddesi ya da Nevizade’ye bakan odalar sabahın ikisine ya da üçüne kadar gürültülü olabilir. Uykunuz hafifse, arka oda isteyin ve son yorumlarda “gürültü” kelimesi geçip geçmediğine bakın. Sultanahmet’in sorunu ise bunun tam tersi ve çok daha küçüktür: birbirine alışılmadık derecede yakın olan camilerden şafak vaktinden önce yükselen ezan sesi. Çoğu ziyaretçi ilk geceden sonra bu sesi duymaz hale gelir; ancak bazıları için durum böyle değildir.

Havaalanlarına gidiş ve dönüş

Taksim’den İstanbul Havalimanı’na, M2 metroyla Gayrettepe’ye gidip ardından M11 havalimanı hattına binerek ulaşılır — tek aktarma yapılır, Boğaz altından geçen tren yoktur. Eski Şehir’den ise aynı yolculuk, Marmaray ile Halkalı’ya gidip M11’e binerek ya da havalimanı otobüsüyle yapılabilir. Sabiha Gökçen Havalimanı için durum tam tersidir: Yarımada’dan Ayrılık Çeşmesi’ne giden Marmaray ve terminale doğrudan giden M4 hattı varken, Taksim’den giderken önce şehrin içinden geçmeniz gerekir. Her iki bölgeye de ulaşım kolaydır; karar vermeden önce biletinizin hangi havalimanı için geçerli olduğunu kontrol etmenizde fayda var.

Valizler, tepeler ve yavaş yürüyen herkes

Her iki bölgede de parke taşlı yollar bulunur, ancak eğim dereceleri farklıdır. Yarımada hafifçe kubbe şeklinde uzanır — tramvay hattı boyunca uzun, hafif eğimli yokuşlar ve düz kesimler vardır. Beyoğlu ise bir yamaç üzerine kurulmuştur: Karaköy, Galata ve İstiklal arasındaki sokaklar o kadar diktir ki, füniküler ve tarihi tünel bu yokuşları aşmak için yapılmıştır. Ağır bir valiz, küçük çocuklar ya da ağrıyan bir diziniz varsa, Sultanahmet veya Sirkeci’ye ulaşmak çok daha kolaydır ve taksiler kapınıza daha kolay ulaşabilir.

Kimsenin bahsetmediği orta yol

Bu ikisinin arasında Sirkeci ve Eminönü yer alıyor ve işte bu yüzden buradayız. Aya Sofya'dan yürüyerek sekiz dakika uzaklıkta olduğu için anıtlara yürüyerek ulaşmak mümkün; ayrıca burası ulaşım hatlarının kesiştiği nokta: Marmaray'dan her iki havalimanı hattına, T1 tramvayına ve Eminönü'den yaklaşık yirmi dakikada Kadıköy ve Üsküdar'a ulaşan feribotlara ulaşabilirsiniz. Akşamları Beyoğlu'na göre daha sessizdir — burası tüccarların çalıştığı bir semttir ve saat altıdan sonra boşalır — ancak Karaköy'deki restoranlara Galata Köprüsü'nü geçerek on beş dakikalık bir yürüyüşle ulaşılabilir.

Neden Sirkeci’yi önerdiğimiz konaklama yeri olarak görüyoruz?

Şu anda Sirkeci’deyiz ve burada olmasak bile yine de burayı seçerdik. Ayasofya'ya yürüyerek yaklaşık sekiz dakika, Topkapı'ya dokuz dakika, Kapalıçarşı ve Sultanahmet Camii'ne on dakika, Mısır Çarşısı'na ise altı dakika uzaklıkta — yani tarihi yerlere gitmek bir yolculuk değil, bir yürüyüş mesafesinde ve gününüzü boşa harcamadan öğleden sonra odanıza geri dönebilirsiniz. Tramvay hattı boyunca zemin düz; bu da valiziniz ya da çocuğunuz varken önemli bir avantaj. Sirkeci istasyonu kapımızın yaklaşık elli metre uzağında: Marmaray, her iki havalimanına da hizmet veren hatlara bağlanıyor ve birkaç dakika içinde Asya yakasına geçiyor; T1 tramvayı turistik yerlerin önünden geçiyor ve Eminönü feribotlarına beş dakikada ulaşabilirsiniz. Burası bir iş bölgesidir, bu nedenle akşamları sakindir; gece dışarı çıkmak istediğinizde ise Galata Köprüsü’nü geçip on beş dakikalık bir yürüyüşle Karaköy’deki restoranlara ulaşabilirsiniz. İstanbul’da tarihi eserleri, trenleri ve feribotları aynı on dakikalık mesafeye sığdıran çok az yer vardır.

Peki: hangisi?

Üç gece, ilk ziyaret, öncelikli olarak tarihi eserler: yarımadada kalın. Bir hafta, ikinci ziyaret, yemek ve gece hayatı ön planda: Beyoğlu yarım saatlik zamanınızı hak eder. Ebeveynlerle veya küçük çocuklarla seyahat ediyorsanız: düz yürüyüş yolları ve kısa günler için yarımada. Konser, Beyoğlu’ndaki bir otelde konferans ya da İstanbul Havalimanı’ndan gece uçuşu için buradaysanız: Taksim. Tarihi eserleri yürüyerek gezmek, akşam yemeğine tramvayla gitmek ve havalimanına trenle ulaşmak istiyorsanız, bunların arasındaki caddeler — Sirkeci ve Eminönü — en uygun maliyetli seçenektir.

Diğer İstanbul rehberleri

Hotel Marius'tan yürüyerek görülecek yerler

Odalarımızı görün İstanbul'da nerede kalınır Havalimanından ulaşım